EPDK'dan Yerli Kömür Hakkında Basın Açıklaması

EPDK, Habertürk gazetesinden Güntay Şimşek'in yazısına cevap olarak taokunabilecek bir basın açıklaması yayınladı.

13.01.2017
EPDK'dan Yerli Kömür Hakkında Basın Açıklaması

EPDK, Habertürk gazetesinden Güntay Şimşek'in yazısına cevap olarak taokunabilecek bir basın açıklaması yayınladı.

Köşe yazısısın haberin altında bulabilirsiniz.

EPDK'nın basın açıklaması şöyle;

Bugün bir gazetede yer alan ve mesnetsiz yorumların yanı sıra gerçek dışı iddialar ile de açıkça Kurumumuzu hedef alan köşe yazısını ilişkin basın açıklaması yapma gereği doğmuştur.

Söz konusu yazı Türkiye'nin geleceği için çalışan devlet kurumları arasında fitne çıkarmayı hedeflediği gibi yerli enerji kaynaklarımızz konusunda da kötü niyetli bir algı operasyonuna birinci etmektedir.

Bireysel ya da kurumsal çıkar ve menfaatler için gerçekleştirildiği muhtemel bu algı operasyonuna karşı net bir şekilde ifade etmek isteriz ki, Kurum olarak 'medya gücünün' aziz milletimizin ve devletimizin çıkarlannın üstünde bir baskı unsuru olarak kullanılmasına asla müsaade etmeyeceğiz. Enerji Bakanlığımızın yerli ve yenilenebilir enerji kaynaklarının ülkemize kazandırılması için ortaya koyduğu strateji çerçevesinde üzerimize düşen görevi tüm kummlarımızla ve özel sektörümüzle elbirliği içinde yerine getirmeye devam edeceğiz.

Söz konusu yazıda geçen mesnetsiz ve gerçek dışı iddialar fizibilite çalışmalarında yer almayan bedellerin sonradan ihdas edilerek fizibilitelerin bozulduğu, yerli kömure fahiş tarifeler uygulanarak ithal kaynakların önünün açıldığı ve EPDK uygulamalarının Enerji Bakanlığının yerli kömüre destek politikalarıyla çeliştiği şeklindedir.
Yazıda da belirtilen TEİAŞ'ın üreticilere ve tüketicilere uyguladığı iletim sistem kullanım bedeli Kurumumuz tarafından sonradan ortaya çıkarılan bir bedel değildir. Öncesinde de uygulanagelen bu bedel, 2001 yılında çıkan Elektrik Piyasası Kanununu ile birlikte TEİAŞ'ın önerisi doğrultusunda EPDK tarafından belirlenmeye başlanmıştır. Kanunda çerçevesi çizilen bir bedelle ilgili sanki EPDK tarafından ihdas edilmiş gibi bir iddiada bulunmak ne derece haklı bir yaklaşım olur kamuoyunun takdirine bırakıyoruz.

Bütün fizibilite çalışmalarında üretim santrallerinin ödemesi muhtemel sistem kullanım bedeli yer almaktadır. Dolayısıyla hiçbir fizibilite raporunda santralin ödemesi muhtemel sistem kullanım bedelinin yer almadığı ifadesi tamamen yalandır.
İkinci olarak belirtilmesi gereken husus, EPDK sektöre yönelik aldığı tüm kararlarda hem Bakanlığımızın hem diğer kamu kurumlarını hem de özel sektör katılımcılarının görüşlerini almakta, tüm görüşleri değerlendirerek karar vermektedir. İletim tarifeleriyle ilgili de aynı durum geçerli olup, tüm paydaşlardan görüş alınmıştır. Kaldı ki, paydaşlarca sunulan tüm görüş ve değerlendimeler dikkate alınarak oluşturulan illetim tarifelerini, Bakanlığımız ilgili kurulu olan ve Bakanlık politikalarını dikkate alarak çalışmalarını yürüten TEİAŞ sunmuş ve Kurumumuz onaylamıştır.

Mevcut iletim tarifeleri incelendiğinde, bu tarifelerin yerli kaynakları cezalandırdığı, ithal kaynakların önünü açtığı iddialarının yersizliği görülecektir. Zira, çok üretim yaparak iletim sistemini daha yoğun kullananın haklı olarak daha fazla iletim bedeli ödediği bu yapıda, çok ödeyen kaynaklar sadece yerli kömür santralleri olmayıp; ithal kömür santralleri ve kapasite faktörü yüksek olan doğal gaz santralleri de aynı kapsamda yer almaktadır. Öte yandan az üretim yaptığı için toplamda daha az iletim bedeli ödeyen santrallerimiz de ağırlıklı olarak barajlar ve rüzgar santrallerinden oluşmakta olup yerli kaynaklara dayalı üretim yapan sanırallerdir. Mevcut tarife modeli adil bir yaklaşımla oluşturulmuş olup değişken nitelik arz eden maliyetler üretilen enerjiye sabit maliyetler ise kurulu güce bağlı alınmaktadır. Adaletli bir yapıyla kim sistemi daha çok kullanıyorsa, yani sistemde daha çok maliyet oluşturuyorsa ona daha fazla iletim bedeli yansıtılmaktadır.

EPDK; düzenleme ve denetleme faaliyetlerinde 'adalet' olgusundan asla taviz vermemiştir. Vermesi de beklenmemelidir.
Yerli kömürün EPDK tarafından desteklenmediği iddiasına gelince, devletimizin ortaya koyduğu enerji politikası çerçevesinde EPDK olarak yerli kömüre dayalı elektrik üretimini arttırmaya ve yenilenebilir enerji kaynak alanlannın geliştirilmesine yönelik düzenlemeleri hayata geçirdik. Bu düzenlemelerin en önemlisi ve sadece bir tanesi bu kaynaklar için alınan teminatlar ile ilgilidir.

Örneğin 500 MW kurulu gücünde yerli kömüre dayalı bir üretim lisansı başvurusunda daha önce 18.300.000 TL Kurumumuza teminat olarak sunulması gerekirken yaptığımız değişiklik ile Kurumumuza sunulması gereken teminat tutarı 7.500.000 TL'ye düşecektir. Bu karar ile yerli kömüre dayalı üretim lisansı başvurusunda Kurumumuza sunulması gereken teminat tutarı için yapılacak masraf %59 oranında azaltılmıştır.
Öte yandan, yerli kömüre dayalı santrallerin lisanslandırma ve inşaat süreçlerini kolaylaştırmak için Kurumumuz tarafından çıkarılan ikincil mevzuat kapsamında, kamulaştırmanın zamanlaması, gerekli belgelerin sunulma zamanlaması gibi konularda da pozitif ayrımcılık yapılmaktadır.

Özetle EPDK olarak yerli ve yenilenebilir kaynakların ülkemize kazandırılması için üzerimize düşen sorumluluğu dün olduğu gibi bugün ve yarın da yerine getirmeye devam edeceğiz. Enerji Piyasası Düzenleme Kurumunun yetki ve sorumlulukları kanunlar ile belirlenmiştir ve Kurumumuz tüketici odaklı vizyonu ile 15 yıldır enerji sektörümüzün geleceği için çalışmaktadır. Kaynağı kim olursa olsun menfaat odaklı algı operasyonları; başta Bakanlığımız olmak üzere hiçbir kurumumuz ile, ülkemize hizmet için çalışan sektör temsilcilerimizle ve aziz milletimizle aramıza nifak sokamayacaktır.

Kamuoyuna saygıyla duyurulur.


Habertürk'ten Güntay Şimşek'in yazısı:

Yerli kömür santrallarına EPDK’dan fahiş tarife!
Elektrik üretiminde yüzde 49’a ulaşan payla, yerli kaynak rekoru kırıldığına dair haberlerin üzerine buz gibi soğuk su içirtecek, hatta “Bu nasıl iş, yerli kaynaklar bu şekilde ekonomiye nasıl kazandırılır?” dedirtecek uygulamalar söz konusu. Yerli kömür yakıtlı elektrik santrallarını bırakın teşvik etmeyi, bir nevi cezalandırmaya matuf fahiş tarifeler, Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) tarafından sonradan ihdas edilerek uygulamaya konmuş durumda.

Son 10 yıldır gündeme gelen ve serbest piyasanın olmazsa olmazlarından iletim lisansına sahip Türkiye Elektrik İletim AŞ (TEİAŞ), santrallar için her ay “Sistem Kullanım Bedeli” adı altında, tarifesi EPDK tarafından belirlenen faturalar düzenleyerek, şirketlerden aylık olarak tahsilatını yapıyor. Daha önce hiçbir fizibilite raporunda adına rastlanmayan işte bu bedel, hiçbir anlam verilemeyecek ve bir kritere de tabi tutulamayacak şekilde artırılmış durumda. EPDK’nın Nisan 2016 tarihli, 6334 No’lu kurul kararıyla, 14 bölge bazında üreticilere uygulanmak üzere belirlenen “TEİAŞ İletim Sistem Kullanım” tarifesi adeta yerli kömür santrallarının önünü keserek, hatta sistem dışına iterek ithal enerji kaynaklarını teşvik edecek hususlar içeriyor.

Daha vahim gerçekler de söz konusu. Geçen sene yapılan “TEİAŞ İletim Sistem Kullanım” tarife değişikliğiyle, sabit ve değişken bileşenler ayrıldı ve üretim miktarı arttıkça faturanın da buna paralel olarak artacağı bir uygulamaya geçildi. İşin ilginç yanı, bu tarife modeliyle, baz yük olarak çalışan yerli yakıtlı kömür santrallarına olağanüstü maliyet yüklenirken, özellikle rüzgâr santrallarının sistem kullanım faturaları düşürüldü.

Yerli kömüre önem veren ve TBMM’de bu konuda ciddi çalışmalara imza atan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak’ın, EPDK’nın bu uygulamasından ne denli haberdar olduğunu ve bu konuda ne düşündüğünü açıkçası çok merak ediyorum.

ENERJİYE KİM YÖN VERİYOR? BAKANLIK MI, EPDK MI?
Enerji Bakanı Albayrak’ın koltuğa oturmasından bu yana yerli kaynağa dayalı, elektrikte baz yük olarak çalışan, fosil yakıtlı santrallara önem vereceği, dış ticaret açığına katkı başta olmak üzere, katma değer üretecekleri için ekonomiye kazandırılacağına dair haberler, bu alanda yatırım yapan enerji müteşebbislerini ve bu konuda çok sayıda yazı kaleme alan beni de sevindirmişti. Ancak EPDK’nin yatırımcıların sevincini kursaklarında bırakan, geçmişte de örneği olmayan ve maliyet kalemleri arasında bulunmayan tarifeler ihdası ederek fahiş fiyatlar uygulamasının yerli fosil yakıtlı santralları zora sokacağı tartışılmaz bir gerçektir. Bakan Albayrak’ın enerji politikalarına muhalif bir uygulamanın EPDK tarafından devreye sokulması ise akıllarda soru işaretleri oluşturmaktadır. Evet, enerji politikalarına kimin yön veriyor?

Hafta başında Bakan Albayrak, geçen yıla dair elektrik piyasasıyla ilgili olarak önemli bilgiler paylaştı: “2016’da yerli kömürden elektrik üretiminde bir önceki yıla göre yüzde 23 oranında artış sağladık. 2016 yılında tüm yerli kaynakların elektrik üretimindeki payını yüzde 46’dan yüzde 49.3’e çıkararak bir rekor kırdık. Bu artışı sağlarken, doğalgazın elektrik üretimindeki payını da azalttık. Hem enerji üretimimizi artırdık hem de enerji üretiminin cari açık üzerindeki yükünü hafiflettik. 2017’nin bu anlamda 2016’dan daha iyi bir yıl olmasını hedefliyoruz.” Peki, EPDK’nın bu anlamsız tarifleriyle, 2017 nasıl daha iyi bir yıl olacak?

YERLİ KAYNAKLARDAN ELEKTRİK ÜRETİMİ % 50’NİN ALTINDA
İthal doğalgazın elektrik üretimindeki payında düşüş sağlandı, fakat 2015’e göre yüzde 23 artış sağlanan yerli kömürün (44 bin 586 GWh) iki katı olduğu gerçeğini değiştirmedi. Evet, 2015 yılında doğalgazdan 99 bin 219 GWh elektrik üretilirken, 2016’da yüzde 10 düşüşle üretim 88 bin 609 GWh olarak gerçekleşti. Bunun anlamı gayet açık: Yerli kaynakların ekonomiye kazandırılması için çeşitli düzenleme ve teşviklerle kat edilmesi gereken daha çok mesafe var. Ancak EPDK’nın anlamsız tarife uygulamalarıyla bunu gerçekleştirmek gerçekten çok zor.

Diğer enerji kaynaklarından çok daha fazla önem arz eden yerli kömür yakıtlı baz yük santrallarının, asıl teşvik edilmesi gereken yatırımlar olması icap ederken, EPDK tarifesiyle bu santrallara ciddi oranda yük getirilmiş olması tuhaf bir durumdur. Çünkü yatırım kararı verilen yerli kömür santrallarının, proje finansmanlarının temini için hazırlanan fizibilite raporlarında EPDK’nın bu türden tarifeleriyle ilgili hiçbir gider söz konusu değilken, sonradan böyle bir giderin ortaya çıkması yerli kaynaklarla elektrik üretimi yapan yatırımcıları zor duruma sokmaktadır. Böyle bir ortamda yerli kömür yatırımına kim, neden yönelsin? Hatta yönelmeyi bırakın, santrallardan kurtulmaya çalışanlar bile olacaktır.






Enerjii Haberleri